Avrupa’nın günümüz Türkiyesini tanıdığı bir gemi. Modern Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk PR çalışması olan ve Mustafa Kemal Atatürk’ün ne kadar vizyoner bir lider olduğunun ispatı bir fikirden bahsediyoruz.

Türkiye Cumhuriyeti ilan edildikten 2 yıl sonra Avrupa’nın büyük bir kısmı hala Osmanlı Devleti’nin devam ettiğini düşünüyordu ve demokratik yeni Türkiye rejimini bilmiyordu. Ayrıca genç Türkiye devletinin dış ticaretini de geliştirilmesi gerekiyordu. Türkiye’nin değişen çehresi, devrim sonrası yapılan tüm yeniliklerin Dünya basınında yer alması, tüm dünyanın çağdaş Türkiye’yi tanımasının yanı sıra sanayi ve tarım ürünlerimizin de tanıtılması gerekiyordu ve Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk bir fikir geliştirdi.

Türkiye’nin ilk PR çalışması diyebileceğimiz bu fikir bir seyyar gemiydi. Karadeniz Vapuru ismindeki bu gemi, seksen altı gün boyunca, birçok sanatçı, gazeteci, milletvekili, öğretmen, müzisyen ve denizciden oluşan 285 kişilik bir ekiple 14 ülkenin 16 limanını gezdi. Tam bir yıl boyunca hazırlıklarının sürdüğü bu gemi 12 Haziran 1926’da 86 günlük yolculuğuna başladı.

Gittiği her limanda toplamda 60 bin kişiyi ağırlayan gemide Türkiye’nin sanayi ürünleri, tarım ürünleri ve sanat ürünlerinin yanı sıra balolar, kutlamalar ve özel davetler de düzenlendi. Bu seyyar geminin bir amacı ticareti geliştirmek olsa da asıl büyük amacı Türkiye Cumhuriyeti’ni tüm dünyaya göstermekti.

Vapurda Türkiye’ye ait ürünlerin sunulduğu bir sergi bölümü yapıldı. Bu bölümde, Kütahya çinilerinden, Hacıbekir Lokumlarına, Bursa Hereke kumaş ve halılarından, tekel ürünlerine, kehribar ve kıymetli taşlarla yapılmış süslemelere kadar birçok ürüne yer verildi. Hatta dondurulmuş Ankara Tiftik keçisi bile vapurda yerini aldı.

Şimdiki adı Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi olan Sanayi-i Nefise mektebi öğrencilerinin yaptığı heykel ve resim gibi sanat ürünleriyle vapur süslendi ve üzerilerine dört dilde bilgi veren etiketler yerleştirildi.

Karadeniz vapuru, Cezayir’de Bone, İspanya’da Barcelona, Fransa’da La Havre ve Marsilya İngiltere’de Londra, Hollanda’da Amsterdam, Almanya’da Hamburg, İsveç’de Stockholm, Finlandiya’da Helsinki, Sovyet Rusya’da Leningrad, Polonya’da Gdansk ve Gydania, Danimarka’da Kopenhag, Belçika’da Anvers, İtalya’da Cenova ve Napoli limanlarına uğrayan uzun bir yolculuk yaptı.

Gittiği her ülkede büyük bir ilgi gören gemi dünya basınında uzun süre yer edindi. Ünlü ressam İbrahim Çallı’nın yaptığı Mustafa Kemal’in yağlı boya resmi salonun baş köşesinde yer alırken, gemide İstiklal Marşı’nın bestecisi Zeki Bey’in de başında olduğu Cumhurbaşkanlığı Orkestrası da gidilen yerlerde konserler vermek için yerini aldı..

Doğudan gelen bir gemi olduğu için oryantalist esintiler barındıracağı düşünülen bu gemide modern görünümlü Türk kadınları, smokinli ve takım elbiseli Türk erkekleri herkeste şaşkınlık uyandırdı.

Tanıtılan birçok ürün için ticari anlaşmaların yapıldığı ve büyük ilgi uyandıran Karadeniz vapuru 86 günlük yolculuğunun ardından ülkeye döndü. Cumhuriyet tarihinin ilk PR çalışması olarak hafızalara kazınan bu seyahat medyanın henüz bu kadar aktif yoğun olarak kullanılmadığı 1920’lerde büyük başarı elde etti.

1920’lerden günümüze birçok teknolojik gelişme yaşandı. Bu süre zarfında reklam çalışmalarında oldukça ilerlerdik. Hem Dünya’da hem Türkiye’de artık reklamcılık birçok farklı kola ayrılan bir mesleği tanımlıyor. Satış, pazarlama ve reklamın çok fazla kanal kullanarak yapıldığı günümüze ışık tutan bu hikayeyi sizlerle de paylaşmak istedik.